Londra Gezi Notları 3


Evet bitmedi bitmiyor:)) Şakaydı, bu son gezi postum ama Londra için... Daha sırada Edinburgh var.



Geçelim güzeller güzeli Nothing Hill'e. Julia Roberts ve Hugh Grant'in buradan ismini alan meşhur filmini bilirsiniz. Ben bir heves geldim Nothing Hill'e. Tıpkı filmdeki gibi hoş ve sıcak mimarisine bayıldım. Londra'da yaşasaydım burada yaşamak isterdim. 



Nothing Hill'e gitmek için özellikle Cumartesi gününü seçtik çünkü Portobello Road'taki meşhur pazarı kaçırmak istemedik. Burası inanılmaz kalabalık ve cıvıl cıvıl bir yer. Her iki adımda bir göreceğiniz waffle, antika ve daha pek çok ilginç tezgahla tam turist bölgesi olmuş. Ben antikalardan çok hoşlanmadığım için Mert'i çok yormadım:) Yoksa bak bak bitmez o porselenler.


Portobello'daki ufak çaplı gezimiz sonrasında kendimizi Hyde Park'a attık. Şehir içinde ama şehrin içinde olduğunuzu hissettirmeyen, müthiş bir güzelliğin içinde bulduk kendimizi ve pek çok kişi gibi biz de kendimizi güzel çimlerin üstüne hemen attık.



Bu sevimli ailenin fotoğrafını çekmeden duramadım:) Kucaklarındaki sevimli ise bende biraz hüzün yarattı ve ufak çaplı bir göz dolması ile ayrıldım yanlarından:(



Bu bizim Mert'le meşhur pozumuz. Her gittiğimiz ülkenin kanalizasyon kapaklarıyla fotoğrafımız vardır:) Buradaki kanalizasyon kapaklarında Londra yazısını göremememize rağmen yine de bulduk uygun bir şey:)


Londra'da pek çok park olmasına rağmen kısıtlı günlerimizin içine biz Hyde Park ve yukarıda bir kısmını gördüğünüz St. James Park'ı sığdırabildik. Hyde Park tabii ki diğerlerinin arasında bambaşka ama St. James de gerçekten görülmeye değer. Keşke daha çok zamanımız olsaydı da Richmond Park'a gidebilseydik dedik çünkü namını çok kişiden duymuştuk. Bir dahaki sefere diyelim:)



St. James Park'ta bu yılki Diamond jübileye özel çiçeklerden yapılmış devasa taç. 


Geldik Buckhingam sarayına. Burası bildiğiniz üzere kraliyet ailesinin yaşadığı saray. Her gün saat 11.00'de sarayın önü turist kaynıyor. Sebebi değişim töreni. Biz de gidip yerimizi aldık ve meşhur değişim törenini izledik. Gerçekten güzeldi. Bu fotoğrafta yok ama ilk olarak atlılar, daha sonra diğer askerler geliyorlar. Atlılar ve atları görülmeye değerler.


Covent Garden
Burası gezdiklerimiz arasında bizim en sevdiğimiz bölge oldu. Kalabalık, gösterilerin-müzisyenlerin olduğu bir meydan düşünün. Herkes bir yerlerde bir şeyler yiyor ya da gösterileri izliyor. Hayat akışının yavaş olduğu, şirin, eski dokusunu hiç bozmamış bir yer Covent Garden.


Meydanda Apple Market adında büyük bir merkez var. Burada çok farklı konseptlerde butik, pasta, cupcake, takı dükkanları bir arada. 



En alt katta ise İspanyolların meşhur yemeği Paella va meşhur içecekleri Sangria servisi var. 
Lezzetli görünüyor değil mi? :)


Son olarak Londra'da gece hayatından bahsetmek istiyorum. Piccadily Circus'tan içeri biraz yürüdüğünüzde gece hayatının merkezi Soho'ya ulaşıyorsunuz. Burası İstanbul'daki gece hayatının eline su bile dökemez ama ilginç olan şey eşcinsellerin en rahat olduğu bölge olması ve rahat tavırları.

Londra gezi noktalarına burada son veriyorum. Bir sonraki post alışveriş üstüne olacak:)




18 yorum:

  1. valla kendi adıma daha fazla londraya asla hayır demem :) gerçi alışveriş dedin heyecanlandırdın beni, merakla bekliyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence en can alıcı yazı o:)) yazmaya başlıyorum inş. fırsat bulabilirsem:)Sagol Gayecim

      Sil
  2. 3yazınıda keyfle okudum.Meraklandım:))Nil'den uzak kalmak dışında herşey mükemmel görünüyor;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol tatlım, Nil'den uzak kalmak zordu ama bir yandan da güzeldi. Detaylı anlatacağım inş.

      Sil
  3. biz oxford streetten bisiklet kiralayip parklari fln hizlica gezmistik cok keyifli olmustu:) Covent garden gercekten cok keyifli benimde en sevdigim meydanlardan oldu bir de camden town cok degisik farkliydi.Nothing Hill'e gidemedik ama gordugum kadariyla cok guzelmis ozellikle mavi panjurlu evin onundeki fotona bayildim ne kadar guzel:) diger postunuda merakla bekliyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bisikletle gezmek cok iyi fikir ama ara ara yağmur yağıyordu. Bisiklet zor olur diye denemedik. Fakat en mantıklısı gerçekten bu. Camden Town da aklımızdaydı ama yetişmedi:) Diğer postlar inşallah çok yakında:)

      Sil
  4. ne hoş fotolar harika bir gezi olmuş.

    Görüşmek üzere
    http://www.bakbuharika.blogspot.com
    http://www.facebook.com/harikadekorasyon

    YanıtlaSil
  5. Bloğunuzdaki makalelerinizi oldukça faydalı bulduk, dell laptop tamir firması olarak bloğunuzu yakından takip etmekteyiz

    YanıtlaSil
  6. İlk fotoğrafa bayıldım bayıldım :)

    YanıtlaSil
  7. Henüz Londraya gitme fırsatım olmadı ama muhakkak gitmek istiyorum. Londra gezi yazılarının hepsini okudum resimler çok keyifliydi eline sağlık. Londraya gitmeden yazılarını birdaha gözden geçirmem gerekecek sanırım :) THY hakkında söylediklerine tamamen katılıyorum çok haklısın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gitmeden önce göz atmak faydalı olabilir. Sevgiler:)

      Sil
  8. Ortaokul yillarimda Hugh Grant' e asik olma sebebimdi Bu film :) Londra postlarini okudum. Ne guzel gezmissiniz cok hosuma gitti.. Uzulme baska seferde Nille gidersiniz. Arada yalniz kalmak da gerekli :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle gerekli:) Nil'le de inşallah gideceğiz ama bu tatil kesinlikle bize çok iyi geldi

      Sil
  9. hey bayıldım cıcıbılıııı bıcılı evlere bayıldım ben..hele mertle papılı resmınız..bızde keske oyle foto cekılseydık o kadar yer gezdık hıc aklıma gelmedı poffff bundan sonra artık... o sevımlı aıle gercekten harıka..nılossss ozleıdm senı guzel gozlu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o foto klasiktir bizde:) Her şehirde vardır. Evler ve aile benim de favorilerimden. Seni ve kuzuyu öperim:)

      Sil