Iraz Toros Suman Cocuk Olmak ve Pozitif Disiplin Semineri


Iraz hanımın ismini uzun zamandır sosyal medyada ve oyun grubuna giden annelerden duyuyordum ama hiç tanışma fırsatımız olmamıştı. Seminerlerini de Nil küçük olduğu için şimdiye kadar hep ertelemiştim. Önceden öğrenilen bilgi evet faydalı ama tam da size hitap eden sürecin içinde olduğunuzda gittiğiniz eğitimler kesinlikle daha iyi oluyor. 

Nil bir yaşına girip yavaş yavaş ağlayarak bir şeyleri elde etme çabalarına girince 'ne yapsak da bu çocuğun uçaklarda bağırarak ağlayan, alışveriş merkezlerinde kendini yerlere atarak tepinen bir çocuk olmasını engellesek diye düşünmeye başladık. Tam da bu sırada mail kutuma düşen pozitif disiplin seminer duyurusu derdimize çare olur düşüncesiyle hemen kaydımı yaptırdım. İyi ki yaptırmışım çünkü çok faydalandım. Size de kesinlikle tavsiye ederim. Bu tip seminerler bir şeyler öğrenmenin yanı sıra farkındalığınızı da artırıyor. 

Gelelim seminer detaylarına:


Öncelikle Iraz hanımdan bahsetmek istiyorum. Ben de eğitimci ve her gün öğrenci karşısına çıkan biri olarak semineri veren kişiyi diğer insanlardan farklı bir gözle izliyorum. Diğer katılımcılar daha çok konuya odaklanırken ben konuya hakimliği, sunuş tarzı, vücut diline de istem dışı dikkat ediyorum. Iraz hanım bu konuda çok başarılı. Demeyin ki 'Kendisi bir psikolog tabi ki de iyi olacak' Ne psikologlar gördüm elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen... maalesef! Iraz hanım konuya çok hakim, işinde son derece iyi bir uzman. Neden bu kadar övüldüğünü de kendi gözlerimle görmüş oldum.

Seminerde neler konuşuldu derseniz öncelikle belirtmeliyim ki bunlar benim aldığım notlar ve kendime göre önemli bulduğum kısımlar. Bir başka katılımcı çok daha farklı detayları not almış olabilir o yüzden bunu seminerin bir özeti olarak değil, benim gözümden alınmış notlar olarak değerlendirebilirsiniz.


SINIRLAR
* Her şeyin başında çocuklarımızı yetiştirirken unutmamalıyız ki 'kuralsız bir hayat rotasız bir gemiye benzer'. Sınırsızlık çocuklarımıza yalnızlık ve ilgisizlik hissi verir. Bu nedenle çocuklarımıza sağlıklı sınırlar çizmek çok önemlidir.

* Sınır koyarken ise gelişimlerine imkan tanımak kesinlikle şart. Gelişimlerini önlemeden kurallarımızı belirlemekte fayda var.  

* Her şeyi elde edebileceğini düşünen çocuk ömür boyu hayal kırıklığı yaşar çünkü okula başladığında dünyanın onun etrafında dönmediğini anlaması uzun sürmez. 

KURALLAR KİMİN İHTİYACI?
* Çocuklarımıza koyduğumuz kuralların 'Kimin ihtiyacı' olduğuna çok dikkat etmeliyiz. Örneğin, yemek yerken önlük takmasını istiyorsak ve ısrarla çocuğumuz takmak istemiyorsa şunu düşünmeliyiz: 
Bu kimin ihtiyacı? Benim mi? Çocuğumun mu? 
Önlük takmasını istiyoruz çünkü üstünün batmasını istemiyoruz. 
Yıkayacak olan biziz ve bu bizim ihtiyacımız:) 
Bu durumda onu önlük takmaya zorlamamamız gerekiyor. Biz uzun süredir önlük kullanmıyoruz. Ben çok umursamıyorum ama yemek yerken lekesi çıkmadığında üzülmeyeceğim giysiler giydirerek önlemimi alıyorum.

ÖFKE KONTROLÜ
* Öfke konusunda anne-babalar olarak çok bocalıyoruz çünkü çocuğumuz bir şey isteyip sinirlendiğinde ve bunu göstermek adına bağırıp ağladığında hemen onu sakinleştirmek , daha çok da başkalarından çekindiğimiz için susturmak istiyoruz ama unutulmamalı ki öfke de bir duygu ve çocuklarımızın bazen öfkeyi de yaşamaları gerektiğini bilmeliyiz. 
Peki öfkelenip ağlayan çocuğa karşı tavrımız ne olmalı? 
Sakince onun boyuna inip, yaklaşıp 'seni anlıyorum, şu an ağlayabilirsin ama bunu yapamazsın üzgünüm. Ağlaman bitene kadar yanındayım' demek ve sakin kalmak. Neden ağlıyorlar derseniz tabi ki bildikleri tek şey ağlamak:)

* Sinir krizlerinin ve çığlıklarının anne - babasına istediğini yaptırdığını bilen çocuk aslında içsel olarak sınırların yokluğundan dolayı tedirgin ve çaresiz hisseder. Sinir krizlerinde pozitif cümle kurmak çok önemli. Kriz anında uzun cümleler kurmak anlamsız. Kısa ve öz cümleler kurmak gerekiyor. 

* Bir diğer önemli nokta ağlarken dikkat dağıtmamak, yani 'bak bak kuşa bak, ağaca bak aaaa gördün mü kuş gitmiiiiş' şeklinde ağlarken dikkatini dağıtıp susturmaya çalışmak çok yanlış bir yöntem çünkü duygu her zaman orada kalıyor. Eğer susturursak bir sonraki ağlamada daha büyük patlama yaşıyorlar. Şöyle düşünelim: Eşinizle sıkıntılı günler yaşıyorsunuz ve bir kız arkadaşınızla buluşup derdinizi anlatıyorsunuz. Arkadaşınız siz derdinizi anlatırken ' Aaa arabaya bak, gördün mü? Aaa hadi yemeğimize bakalım şimdi' gibi sürekli sözünüzü kesme eyleminde bulunursa ne hissedersiniz? İşte aynı şeyi onlar da hissediyorlar:)

ARKADAŞ OLMAK
* Çocuklarımızla arkadaş gibi olma fikri? Tamamen yanlış. Çocuklarımızın başka arkadaşları olacak zaten. Biz onların ebeveynleriyiz. 

SAHNE IŞIKLARI
* Öğrendiğim en önemli şeylerden bir tanesi de çocukların sahne ışıklarını sevdikleri ve bir şeyi yapmamızı istemediğimizde yüksek sesle tepki vermememiz gerektiği. Örneğin, Nil prizlere doğru gittiğinde var gücümle 'HAYIR NİİİİİİİİİLLLL' şeklinde bağırdığımda Nil aynen şöyle düşünüyor 'Waoooww müthiş bir şey yaptım ve annem bunu her yaptığımda ilgisi üzerimde olacak oleyyy' :) Peki bu durumda ne yapmalıyım? Prizlere doğru gittiğinde sakince yanına gidip yanında onu gözlemlemeliyim. Tehlikeli bir hareket yaptığında yavaşça elini çekip 'bu senin için tehlikeli bunu yapmaman gerekiyor' demek ama sakince. Biz bunu denedik ve gerçekten başarılı olduk. Şimdi prizlere ilgisi bir hayli azaldı. 

ÇOCUK DOSTU EV
* İmkanımız varsa odalarını bize ihtiyaç duymayacağı şekilde dizayn etmek çok önemli yani kendi boyunda ışığı açacağı priz, yatak boyu, çekmeceleri, boylarının yetişmediği yerler için tabure, oyun bölümü... Kısacası çocuk dostu bir ev yaratmaya çalışmalıyız.

* Biz çocuklarımız için dolaplarımızı kilitliyoruz. Iraz hanım kilit kullanmayı önermiyor. Empati kurduğumuzda nasıl evde kilitli veya şifreli bir dolap bizim ilgimizi çekecekse onların da aynı oranda ilgilerini çekecektir. 'Kilitli dolapların içi tehlikeli, kırılacak bir dolu şey var nasıl açayım' diyorsanız içindekilere ulaşamayacakları dolaplara koymamız doğru seçimmiş ama kabul ediyorum bu benim için de çok zor:)

YEMEK MEVZUSU
* Aslında Iraz hanım bu konuda başka bir seminer verecek ama yine de bazı sorularımıza cevap verdi. Çocuklarımıza şimdi yemeyebilirsin ama acıkırsan da bir sonraki yemek saatini beklemek zorundasın demeliyiz. İtiraf ediyorum bunu ben yapamıyorum çünkü zaten Nil az yiyen bir çocuk olduğu için bir de böyle davranırsam kesinlikle hiç yemeyeceğini biliyorum:) Iraz hanım 2 gün yemek yemeyen çocuğa hiç bir şey olmayacağını söylüyor ama anne yüreği devreye girince bunu başarabilen pek yoktur diye düşünüyorum:)

* Yemek konusunu bir savaş alanından çıkarmak gerekiyor. 

İLETİŞİM AMA NASIL?
* Daha önce de belirttiğim gibi konuşurken odağa inmek yani dizlerimizin üzerine çöküp onların boyuna inmek çok önemli. Özellikle de kritik anlarda. 


DİĞER NOTLAR
* Sevgi koşullu verilen bir şey değildir. 'Bir kere öp yine yapalım' gibi cümleler kurmaktan sakınmalıyız. 

* Tutarlı olmak çok önemli bir konu. Bir şeye hayır diyorsak devam ettirebilmeliyiz. 

* Eşimizle çocuklarımızın önünde özellikle de konu onlarsa asla tartışmamalıyız. Eşimizin çocuğumuza karşı o anki tutumundan hoşlanmadıysak aklımızda tutup çocuğumuz yattıktan sonra konuyu gündeme getirmeliyiz. Çocuğumuzun önünde eşimizin babalığını eleştirmemeliyiz. Aynı şey babalar için de geçerli.

* İletişim kurarken uzun cümleler yerine kısa ve öz aynı zamanda somut cümleler kurmalıyız. 

* Elinde çekiç olan çakacak çivi ararmış. Devamlı olumsuz yanlarımıza odaklanmamalıyız. Olumsuzluk ararsak illa ki buluruz. Olumlu noktalarımızı görmeyi bilmeliyiz. 

* Bilmeliyiz ki bizim hayatımız nasılsa çocuklarımızınkiler de öyle olacak.

* Eşimizle haftada en azından 1 kere akşamları sakince çocuğumuz hakkında konuşmalıyız. Bunu yemek yaparken, TV izlerken iki arada derede değil sadece buna odaklanarak yapmalıyız.

Benim aldığım notlar bu şekilde. Sanırım sizin için de faydalı olmuştur ama bu yazdıklarımın çok daha fazlasını seminerde doğrudan dinlemenizi tavsiye ederim. Ben diğer seminerler için şimdiden beklemedeyim. Hiç birini kaçırmayı düşünmüyorum. Size de kaçırmamanızı tavsiye ederim.

7 yorum:

  1. ne kadar verimli bir seminer olmuştur eminim, öfke kontrolü konusuna sonuna kadar katılıyorum, gerçekten çocukları anlayamadığımız zaman empati yapmak işi ne kadar kolaylaştırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet mervecim çok faydalı oldu gerçekten. Dediğin gibi sanırım onların seviyesine inmek pek çok sorunu çözebilir

      Sil
  2. Paylaşım için teşekkürler Yeşim

    YanıtlaSil
  3. Paylaşım için teşekkürler Yeşim

    YanıtlaSil
  4. Canim cok guzel bir paylasi ... Yemek konusu ozellikle dikkatimi cekiyor.Tabi birde muhtesem 2 yas sendromu suan doruklardayiz

    YanıtlaSil
  5. Canim cok guzel bir paylasi ... Yemek konusu ozellikle dikkatimi cekiyor.Tabi birde muhtesem 2 yas sendromu suan doruklardayiz

    YanıtlaSil