Bir Seminer Bir Hayal Kırıklığı


Biliyorsunuz ben çalışan bir anneyim, eğitimciyim ve çok severek yaptığım bir işim var. Aynı zamanda da bir blogger'ım ve hem blogger kimliğimle hem de annelik sıfatımla elimden geldiğince etkinliklere katılmaya, seminerleri takip etmeye çalışıyorum. Eğitimci olmanın, biraz da çalıştığım kurumun avantajlarıyla bu etkinliklere katılmak için çoğu zaman yeterli zamanım oluyor. Bundan da çok zevk alıyorum. Etkinliklerin çoğuna yalnız gidiyorum. Genellikle hafta içi okul sonrası olduğu için okul çıkışıma denk geliyor. Bu sırada da Nil annemle oluyor. Fakat bazen annem şehir dışında oluyor ya da burada oluyor ama Nil'in de uyum sağlayacağını düşünüyorum ve bazı etkinliklere (çok nadiren de olsa) Nil'i de götürüyorum. Buraya kadar her şey tamam. Hiç bir sorun yok... yani bizde bir sorun yok... En azından ben böyle düşünüyordum ama varmış.

Dün bir seminere katıldım. Çok beğendiğim, çok faydalandığım bir sitenin düzenlediği; yine çok beğendiğim bir mekanın ev sahipliği yaptığı bir seminerdi. Bir pedagog(!) çocuklarımızın ana okuluna hazır olup olmadığı ile ilgili konuşacaktı. Tam da ilgi alanımdı. Öyle ya Nil önümüzdeki sene artık kreşe başlayacaktı ve bu eğitim benim için çok faydalı olacaktı. Hem annem olmadığı için hem de mekanın da müsait olduğunu düşünerek Nil ile birlikte gittim. Yanımıza da oyun hamuru aldım hani 'belki durmaz, hamurla oynar' diye düşündüm. Nil'in dışında 2 çocuk daha vardı. Bir tanesi gayet sakin, bizimkilerden ayca daha büyük de olduğu için kendi halinde takıldı. Nil ve diğer çocuk aynı yaş gruplarındaydılar ve tahmin edersiniz ki 'ba ba ba' ve arada bir şey istediklerinde 'ıh ıh ıh' sesleri eksik olmadı. Ortamdaki herkes anne, uzmanımız da bir "pedagog" olduğu için kimsenin rahatsız olabileceğini aklımın ucuna getirmemiştim. Ama bazen aklınızın ucuna gelmeyenler yüzünüze 'çat' diye çarpılabiliyormuş. 

Kelime anlamı 'çocuk psikologu' görevi ise 'çocuklardaki bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal gelişimleri izlemek ve bu gelişimlerde sapma varsa bunları düzeltmek' olan pedagog hanım daha ilk yarım saat içinde bizzat gözümüzün içine bakmadan 'çocuklarınızı bu tip eğitimlere getirmemenizi tercih ederim, çocuklu anneler başka bir yerde çocuklarıyla oynayabilirdi' diyerek BENCE çok rencide edici ve sosyal boyutları irdelenirse kabul almaz bir tavırda bulundu. Evet belki haklıydı, belki Nil'in sesinden rahatsız olmuştu ama bu nasıl bir tavırdı? Ya da bunun başka bir üslubu yok muydu?

O an söylemem gereken bu muydu hala düşünüyorum ama diğer anne hiç cevap vermemeyi tercih ederken ben 'normalde ben de getirmiyorum ama anneannemiz şehir dışında ve getirmemin bir sakıncası olmadığını düşündüm' diyerek hanımefendiden hatasını anlayacağı bir cevap vermesini bekledim ama nafile! Ortamı da gerip tartışma çıkarmamak adına sustum. Sonuçta oraya Beylikdüzü'nden bile bu seminer için gelmiş anneler vardı. Tartışma yaratıp onları da germeye hakkım yoktu. Neyse sonra dedim ki Nil'i uyutayım (bilenler bilir en sesli ortamlarda bile Nil'i uyutmuşluğum vardır, kolay uyur) ama o kadar gerildim ki Nil de gerildi ve uyumaya direnmeye iyice sesini yükseltmeye başladı. Seminerin de henüz başlamadığını düşünerek o an dedim ki 'hadi Yeşim kalk git, durduğuna değmez' tam giyiniyordum ki ev sahiplerinden bir tanesi 'pusette uyusun gitmeyin' deyince 'hadi bir de öyle deneyim, belki gereksiz alınganlık yaptım, herkes çocuk gürültüsü duymak zorunda değil' diye düşündüm. Oturduğumuz bölümün yan tarafında bir yandan puseti salladım, bir yandan konuşmaları dinledim. Ve 19 aylık annelik maceramda Nil'i belki de aylardan sonra ilk defa uyutmak isteyip başarısız oldum. Nasıl gerildiysem çocuğu uyutamadım bile. 

Kaldığına değdi mi bari derseniz evet değdi. Çok şey öğrendim:
1. Hangi pedagoga asla gitmemem gerektiğini, 
2. Pedagog seçerken mesleği icabı her pedagogun hümanist olmayabileceğini
3. Konuşmanın aslında bir ticaret mantığıyla yapılabileceğini 
4. Pedagogların bir okul işletmesini alıp bunun tanıtımını 'seminer' adı altında yapabildiğini

Detaylar:
- Bana göre ne olursa olsun bir uzman İSİM vererek herhangi bir eğitim kurumunu ya da kendi gibi başka bir uzmanı AŞAĞILAYARAK konuşmamalı. Arkadaş toplantılarında herkes dedikodu yapabilir ama tanımadığınız insanlar 'seminer' adı altında sizi dinlemeye geliyorsa bu sizi çok çirkin bir yere konumlandırır.

- Bir pedagog 'çocuğunuz ana okuluna gitmeye hazır mı' konulu bir seminer veriyorsa konuyu kendi işlettiği okula bağlayıp 'bakın bizim okuldaki çocuklar bunları yapabiliyor' deyip Ipad'indeki resimleri size göstermemeli. Bu tamamen başka bir konu olmalı. Ben o okulun tanıtımına gideceğimi bilseydim elbette ki gitmezdim. Kendimi rencide edilmiş hissettiğim gibi kandırılmış da hissettim.

Peki 'eee bunca şeye rağmen neden orada kaldın?' 'neden çekip gitmedin?' derseniz daha önceden haber verip, bile isteye gittiğim hiç bir yerden 'saygı duymasam da' kalkıp gitmem. Sanırım meslek ve iş prensibinden kaynaklanıyor. Şahsen ne kadar kötü de olsam bir öğrencimin dersimin ortasında kalkıp gitmesi hiç hoşuma gitmezdi ve benim hoşuma gitmeyen bir şeyi başkasına da çok ağır koşullar altında değilsem yapmam. Fakat ben sene sonunda öğrencilerime boş kağıt verip onlardan feedback (geri bildirim) istediğimde yazacaklarına hazırsam, bir uzman 'bloggerların' olduğunu bildiği bir ortamda geri bildirimin de olabileceğini önceden hesap etmeli!

Aslında bu tanıtım (seminer demiyorum çünkü seminer olmaktan çıktı) bana bir başka şeyi daha düşündürdü. Öyle ya ben çalışan bir anneyim ve çocuğumu bırakabileceğim bir annem var. Annem olmasa da bakıcım olacaktı. Peki ya çalışmayan ve çocuğuna kendi bakan anneler? Onlar seminerlere gitmesinler, evde tıkılıp kalsınlar, sadece parka ya da çocuk dostu olan mekana gitsinler öyle mi? Bunun adını siz acımasızlık koyun, ben empati yoksunluğu... Ne olursa olsun bugünkü tavır dilerim sadece bir istisna, geçmişte bir anı, burada da bir yazı olarak kalır ve insanlar özellikle ANNELER başka çocuklara daha tahammüllü olurlar. 

Başka bir çocuğu sevmek, onunla ilgilenmek zorunda değilsiniz. Ufak bir gülümsemeniz emin olun anne için son derece yeterli.

Son olarak belirtmek isterim ki bu ne bir şikayet yazısı, ne de bir tartışma konusu. Ben sadece dün çok üzüldüm ve içimi bloguma boşalttım. Bazen söylemek istediğiniz şeyleri tam anlamıyla ifade edemezsiniz ve yazıya dökmek istersiniz ya işte tam da öyle oldu.

Yazımda da belirttim ama tekrar belirteyim isimleri özellikle vermiyorum. Çok merak edenler detaylı araştırırlarsa bulmaları çok zor değil zaten. Bu seminerde rahatsız olduğum tek şey pedagog hanımın tavırları ve seçtiği konuydu. Semineri düzenleyen ve mekanı bize açan kişilerin ince, nazik, düşünceli davranışlarını ise yere göğe koyamam. Yukarıda yazdıklarımın tam tersi o yüzden bir yanlış anlaşılma olmasını da asla istemem. Zaten kontak halinde olduğum insanlar ve onlarla ilgili hiç bir olumsuz durum söz konusu değil. Olsaydı da kendilerine direk söylerdim.

Şimdi ise kendime şu soruyu soruyorum 'Bir daha Nil'i bir etkinliğe götürür müyüm?' ya da daha doğrusu 'Çocuğa tahammülsüz insanların söyleyeceği sözlere hazır mıyım?' 

15 yorum:

  1. Kendimi senin yerine koyarak okudum yazdıklarını, çok ama çok üzüldüm, bende aynı şeyleri hissederdim senle sanırım,2 minik oğul annesi olarak bir çok defa kalabalık ortamlara girmiş ve benzer şeyleri yaşamışlığım var benimde , boşvermek lazım aslında, kendini neolur fazla üzüp yıpratma, pedegog hanım çok ama çok ayıp etmiş zaten, eminim oradaki bir çok kişide bunun farkına varmıştır.
    sevgiler:)

    YanıtlaSil
  2. Yazını tek solukta okudum Yeşim, büyük bir olgunlukla orada kalmaya ve dinlemeye devam etmişsin,bravo. Çok da iyi etmişsin ki, bizler de bu kişiden haberdar olduk böylece. Bu paylaşımı yaptıktan sonra kendisinin alacağı tavırı merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  3. Dediğin gibi senin benim çocuğumuzu bırakacak seçeneklerimiz var, diğer anneler ne yapsın? Bence böyle anne-çocuk konulu organizasyonlara çocukların da gelmesi özellikle teşvik edilmeli va hatta onlara da minik bir ortam, belki başlarına bir abla ayarlanmalı. O kadar az bir maliyete bu sağlanabilir ki.. Sonuçta ilşetme bilgileri ya da Avrupa Birliği bilmem ne semineri değil gittiğiniz.

    Üzülmene çok üzüldüm ama bence sonuna kadar haklısın. Başkalarının düşüncesizliği seni üzmesin canım benim. Nilime de kocaman öpücükler...

    YanıtlaSil
  4. Biz de araştırma halindeyken internette gördüğümüz kindyroo bahçeşehir'de deneme dersi alıp karar verebiliriz diye düşünmüştük ama birkaç gün önce aradılar "önce 45 dk süren veli tanıtım toplantısına çocuksuz gelin,sizi fiyatlar hakkında bilgilendirelim,sonra başka bir gün çocuğunuz deneme dersine katılabilir".kindyroo'ya göndereceğim varsa da bu üstün ticari bakış açıları nedeniyle iğrenerek kapattım telefonu..
    Herşeyi para olarak gören zihniyete ben nasıl çocuk emanet edebilirim?
    Siz de nereye göndermeyeceğiniz hakkında deneyim edinmiş olmuşsunuz.Pedagogların da psikolojik desteğe ihyiyaçları olabilir :)

    YanıtlaSil
  5. Yeşim'cim, yeni evli henüz çocuğu olmayan biri olarak söylemek isterim ki 'tabii ki Nil'i istediğin etkinliğe götürmelisin' ve evet çocukların yaptığı hareketlerden rahatsız olankendini bilmez insanlara da kulaklarını tıkamalısın. Nil henüz çocuk ve hiçbirşeyi bilerek yapmıyor. Bir büyük olarak bunu bizler bilmeliyiz, Nil değil onun için bu Nil'in veya senin değil buna tepki verenlerin terbiyesizliği oluyor...

    YanıtlaSil
  6. Çok üzüldüm Yeşim, kendimi senin yerine koydum da ben dinlemeye devam edemezdim sanırım. Konunun reklama dönüşmesi de cabası.
    Ben gitmemeyi tercih ediyorum o yüzden etkinliklere, baştan bir umutsuzluk var bende anlayışa dair.

    YanıtlaSil
  7. Bizim gösterdiğimiz saygıyı bazı insanlar bize göstermiyor maalesef.Ama özellikle takıldığım kısım şu:Çocuklarla içiçe olan birinin bu tavrı sergilemesi.
    Para hırsı nedeniyle daha önemli olan olguları unutan insanların iş hayatlarında başarılı olabileceklerine inanmıyorum bir eğitimci olarak.

    YanıtlaSil
  8. Üzücü çok üzücü..Yazıkkk...

    YanıtlaSil
  9. çok üzüldüm. bende seminer veren biri olarak bu olaya daha bir üzüldüm. ben emzirme seminerlerime anneler bebekleri veya çocuklarıyla gelebiliyor. Bu konuda benim kadar diğer çocuksuz gelen annelerde dikkatli davranmalarına özen gösteriyorum.
    Altuğ çalışmadığım zamanlarda benle olduğu için bu tip toplantı/ seminerlere giderken yanımda götürmek zorundayım. Bu tip bir muamele çok kötü olmuş. Sanırım ben de sonuna kadar kalmazdım. Çocuklarla ilgilenen birinin bu tip davranması kabul edilir değil, bence

    YanıtlaSil
  10. bu ülkede pedagoglar bu anlayıştayken biz hala emzirme reformu, doğum izni falan diyoruz ya helal olsun be bize de!

    YanıtlaSil
  11. sevgili yeşim yaşadıkların gerçekten can sıkıcı seni çok iyi anlıyorum.o kişiyi savunmak adına değil ama bende sürekli seminer veren bir öğretmenim.bazen oturumlarım byunca çok çocuk oluyor ve inan ki ben anlatırken sürekli kopuyorum anlatacağım şeyi unutuyorum bu seferde toparlayamıyorum bir türllü, hani o açıdan bakıncada anlatan olmak çok zor oluyor.bende küçük bir kız çocuğu annesiyim ve böyle durumlarda çok zorlanıyorum.iki taraf için de çok zor bir durum.ama ben velilerimi asla rencide etmiyorum hatta yanımda boya kalemi kağıt falan götürüp çocuk varsa sessiz olursa ona bu boyaları vereceğimi söylüyorum.çünkü gerçekten anlatamıyorum dağılınca.sen düşünsene derste dikkatin dağılınca zor toplanıyorsun değil mi.yine de ne olursa olsun tavrı çok çirkinmiş helede ticari amaçla yapılması ekstra itici olmuşş.yaşadıklarına çok üzüldüm

    YanıtlaSil
  12. Hay Allah. Nereden bahsettiğini biliyorum, ben de görmüştüm o etkinliği Facebook sayfalarını takip ediyorum. Pedagog'u araştıracağım, senim fikrin benim için önemli.
    Ben Efe ile müze, sergi geziyorum, çocuk yetiştirme ile eğitimleri olmasa da, güvenlik görevlileri en büyük destekçim olmuştur. Pera, Sabancı, İstanbul Modern güvenlikleri az Efe puseti taşımadılar :) Mühim olan insanlık çünkü!

    YanıtlaSil
  13. Merhabalar. Bir dönem önce ben de halka dönük pek çok seminer düzenledim. Benim seminerlerime de çocuklu aileler katılıyordu. Açıkçası benim de beklentim katılımcılar arasında çocukların olmamasıydı, özellikle de atlayıp zıplayanların. Çünkü gerçekten çok dikkat dağıtıcı olabiliyorlar.
    Fakat sizin durduğunuz yerden bakınca da durum hiç keyfli değil. Neyse, geçmiş olsun :) Umarım, çocuklu aileleri de hesaba katan organizasyonlar yapmayı beceririz.

    YanıtlaSil
  14. Belki çocuk sesinden rahatsız olmuş olabilirler ancak toplumda rencide edici bir cevap vermesi hoş olmamış.Hele cevap verenin Pedagog olması çok daha üzücü.Neyse keyfini bozmaya değmez..

    YanıtlaSil
  15. Konuyu daha fazla uzatmamak adına tek tek cevap yazmak istemedim. Fakat desteğiniz ve yanımda olduğunuzu hissettirmeniz bile beni mutlu etti. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil