Üzgünüm


Şu anda pek çok duyarlı arkadaşımız, yakınımız, vicdanı olan - gidebilecek durumda olan herkes Taksim'de gezi parkının yıkılıp AVM olmaması için direniyor. Ne kadar ilginç değil mi 'ağaçların yıkılmasına karşı', 'polise karşı' direnmek? 

Olan biteni sosyal medya üzerinden takip ediyorum ve maalesef orada olamıyorum. İçim acıyor olanları okurken, izlerken (işte bulabildiğim bir kaç kanalda) ama anlayamıyorum insanoğlu nasıl bu kadar KÖTÜ olabiliyor? 

Ve böyle zamanlarda böyle bir ülkede çocuk yapmanın ne kadar delilik olduğunu görüyorum. Ben 80'lerde doğup sürekli hükümetin şikayet edildiği, 'satıldı' kelimesini duya duya ülkemin geleceği için hep umutsuz büyüdüm. Büyüdüm, çocuğum oldu. Artık hükümet şikayet edilmiyor bizzat muhattap olunuyor, biber gazı yeniyor, polis tarafından itilip kakılıyoruz... Biz biraz bile olsa farkındalığı olan insanlar az çok görüyor duyuyoruz. Peki ya diğerleri? Kimsenin haberi bile yok olan bitenden. 

Biz şanssız nesiliz belki ama umarım bu nesil bir şeylere artık DUR der ve çocuklarımız şanslı büyür. Ülkesini seven, halkına saygı duyan, doğayla barışık, gözü doymuş insanlar  bize hizmet ederler (Biliyorsunuz millet vekilleri bize hizmet etmekle yükümlüler, emir vermekle değil). 

Umudum var mı? Yalanı sevmem YOK ama belki demek, bir umut var demek içimden gelen.
Uyanın ve uyandırın LÜTFEN!!

1 yorum:

  1. :( ne kadar haklısın

    Nasıl kızıma kardeş düşüneyim ben bu ülkede?
    agaçlar sevilmezken, ağacı seven insanlar gazlanırken?

    YanıtlaSil