Çocuk İstismarına Hayır!

Öncelikle belirtmeliyim ki bu konu her anne gibi beni de çok yaralıyor. Fakat bu konuya duyarlı olmak için sadece anne ya da baba olmak gerekmiyor. Toplumun en ciddi problemlerinden birinden söz ediyorum ve insan olan her bireyin bu konuda elini taşın altına koyup duyarlı olmasını, bu sorunu çözmek adına elinden ne geliyorsa yapmasını bekliyorum.


"Biz ne yapabiliriz ki?" şeklinde düşünmenizi de anlıyorum ama gerçekten bir şeyler yapabiliriz. En başta bu konunun açık açık zikredilmesi bile büyük bir adımdır. Hala evlerimizde "ayıp", "sus", "günah", "konuşma" diye diye çocuklarımızı büyüttüğümüz müddetçe bu tabu haline gelmiş konuşulmayan konu siz istemeden her hangi bir tacize ya da saldırıya maruz kaldığınızda yine konuşulmamak üzere kapanacak, siz de derin yaralar açacak ama saldırıyı gerçekleştirenler nasıl olsa susacaksınız diye daha da ileri gideceklerdir. İşte bu noktada en başta yapmamız gereken şey bu konuyu sümen altı edip kapatmak değil bilakis bilinçlenmeye açık olmaktır.

Bu hafta 'cinsel istismar' konusunda bilinçlenmek ve bu soruna bir dur diyebilmek adına önemli bir seminerdeydim. Semineri düzenleyen Fikirdenk, sponsor olan Unnado ve online katılımla seminerin pek çok kişiye ulaşmasını sağlayan İnternet Annelerine; değerli bilgilerini paylaşan klinik psikolog Pınar Mermer'e, avukat Ebru Arayan ve avukat Seray Uysal'a çok teşekkür ediyorum. Sayelerinde ciddi anlamda aydınlandık. Seminere katılamayanlar için ise notlarımı paylaşmak istiyorum. 
Lütfen okuyun ve okutun.

Çocuklarımıza nasıl cinsel eğitim vereceğimiz konusunda  hep bir karmaşa var. Aslında sorun şu ki bu konuda çok da konuşulmuyor. Eğitim deyince uyku eğitimi, yemek eğitimi, okul eğitimi konularında kimse kimseyi susturamıyor ama iş cinsel eğitime gelince herkes sus pus ki bu en az diğerleri kadar önemli bir mevzu. Belki de daha önemli! Peki çocuklarımıza cinsellik konusunda bilgi verirken bilmemiz gerekenler nelerdir? 
İşte notlar burada:

ÇOCUKLARIMIZA CİNSEL EĞİTİM VERİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

        • Çocuklarımıza vereceğimiz cinsel eğitim henüz 5-6 aylıkken başlıyor. "Bu kadar küçükken nasıl eğitim olur" demeyin oluyor: siz alt değiştirirken bebeğinizin elleri aşağı doğru kaydığında "Şşşişt çek elini oradan" dediğinizde ya da yüksek sesle herhangi bir tepki verdiğinizde bunun dikkat çekici bir şey olduğunu o zamandan anlıyorlar. Elini çektiğimizde daha çok merak uyanıyor. Bunun doğal bir süreç olarak hafif bir şekilde üstesinden gelmekte fayda var. 


        • Çocuğumuza her defasında verilmesi gereken mesaj 'senin bedenin özel, sen değerlisin'!

        • Asla çocuğumuzun sorusunun ötesinde cevaplar vermemeliyiz. Biz ebeveynler bazen bir şeyi açıklamak adına abartıp o konunun her ayrıntısına girebiliyoruz. Bu konu çok hassas ve onun sorduğu sorular dışında açıklamalar kafa karışıklığından başka bir şeye yaramıyor.
        
• Yaşına göre açıklamalar yapıp ona her zaman her hangi bir sorun olduğunda danışabileceği güveni vermeliyiz.

        • Cinsel eğitime 2 yaş sonrası resimli kitaplarla başlayabiliriz. Sorular 3 yaş sonrasında başlayacaktır.

        • 5 yaş civarı evde çıplak dolaşıp şakalar yapıyorsa bu konuda çok üstüne gitmeyip gülüp geçmeliyiz. Uzatmamalı ya da ayıp deyip aşırı tepkiler vermemeliyiz.

CİNSEL İSTİSMAR NEDİR?
        • Bir yetişkinin bir çocuğa cinsel motivasyon içeren her hareketi cinsel istismara girer.

        • Çocuğun çocuğa da istismarı mümkündür.

        • İstismar öz güven zedeleyici bir şeydir. Kişinin hayata karşı güveninin sarsıldığı bir durum, travmadır.

        • Bu travma ile yaşayan kişilerde öz güven eksikliği, sınır koruyamama ya da benzer ilişkilerde kendini bulma gibi durumlar gözlemlenir.

        • Çocuklukta istismara uğramış kişilerde yeme bozuklukları görülebilir (anoreksiya ya da obezite). Tabii ki her obez ya da anoreksik istismara uğramış anlamına gelmez.

        • Yine çocuklukta istismara uğramış kişilerde cinsel soğuma ya da daha çok ilişkide olma isteği de gözlemlenmiştir.

        • Yakın ilişki kurma kapasitesi alt üst olmuştur.

        • Eş ilişkilerinde ciddi problemler yaşanır.

        • İstismar 1.derece yakın çevreden geldiyse en zoru budur.

ÇOCUĞUN İSTİSMARA UĞRADIĞINI NASIL ANLARIZ?
        • En belirleyici olarak bir psikolog gözetiminde oyun terapisinde anlaşılır. Evde ise birden sıçramalar yaşıyorsa, bebeklerini cinsel ilişkiyi anımsatan şekilde oynatıyorsa, resim çizdiğinde cinsel organ ya da cinsel içerikli sahneler çiziyorsa, film izlerken öpüşme sahnelerinde bilmesi gerekenden çok yorum yapıyorsa dikkat edilmelidir. 
Kilit nokta: yaşına göre bilmesi gerekenden çok bilgi sahibiyse dikkatli olunmalıdır.

        • 9-10 yaşlarında ise sizin kontrolünüzün dışına çıkıp İnternet sayesinde ya da görsel medya ile bu konuda bilgi sahibi olabiliyorlar. Gözetim altında tutmaya dikkat edilmeli.

        • Çocuklar bu konuda (istismar) yalan söylemezler. Yalan söylemeleri daha ciddi problem içerir.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
        • Anne ya da baba geçmişinde cinsel istismara uğradıysa kaygısı çocuğa çok yansır. Çocuk da aynı tepkileri istem dışı vermeye başlar.

        • Travmayı zamanla beyin unutur ama beden unutmaz. İrkilmeler, sıçramalar bunun göstergesidir.

        • 2-3 yaş bebeklik döneminde yaşadığımız olumsuz örnekler unutkanlığa sebep olur.

        • Kişi travma yaşadıysa çocuğu aynı travmayı yaşadığında donup kalır, ne yapacağına karar veremez.

KİMLER RİSK ALTINDADIR?
        • İhmal edilen çocuklar
        • Zihinsel ve bedensel engelliler
        • Bazı boşanmış ailelerin çocukları(daha az ilgilenilir düşüncesi)
        • Düşük sosyoekonomik yapıdaki aileler

KİMLER YAPAR?
        • Çocukluğunda istismara uğramış kişiler

ÇOCUKLARIMIZI NASIL KORURUZ?
        • İşin en kötü kısmı şudur: olay olur olmaz tepki vermeyebilirler.

        • Çok küçük yaştan itibaren günün nasıl geçti gibi sorular sormalı ama çok da sorgulayıcı olmamalıyız.

        • Teknoloji kullanımını kontrol altında tutmalıyız. İnternet ortamında çok sayıda sapkın fikirli insan olduğunu unutmamalıyız. "Bu oyunu en iyi ben oynarım", "ben sana nasıl oynanacağını öğretirim" gibi sözlerle çocukları kolayca kandırabilen insanların varlığı her daim akılda tutulmalıdır.

        • Çocuklarımıza çocuk yaştan itibaren iyi dokunma ile kötü dokunma arasındaki farkı öğretmeliyiz (2,5 3 yaş civarı). 

        • Kötü dokunma nedir? Vurma- sıkma, canını acıtma, özel bölgelere dokunma.

        • Özel bölgeler konusunda bilgi verirken "bu bölgelere dokunulduğu zaman rahatsız olabilirsin, kimsenin dokunmasına izin verme, sana ait senin özelinde bir bölge. Böyle bir durumla karşılaşırsan mutlaka bana gelip söylemelisin " şeklinde tabirler kullanmalıyız.

        • İyi dokunma özel bölgelere dokunmayı içermez.

        • Oyun zamanlarında da çocuğumuzu arada kontrol etmeliyiz. 10 yaşındaki çocukla 4 yaşındaki çocuğu oynamaları için yalnız bırakmak yerine gözetiminiz altında oynamalarını istemelisiniz.

        • Hiç bir şeyi anlatması için çocuğu zorlamamalısınız. Daha ciddi boyutlarda olayları anlatmamalarına olanak vermiş olursunuz.

        • Bilmesi gerekenden daha çok bilgiyi verecek şekilde sorular sormamalıyız.

        • En önemlisi çocuğumuza inanmalıyız.

        • Çocuğa güvende olduğunu hissettirmek çok önemlidir.

        • Çocuklara kendi aramızda dahi asla sır saklamamak gerektiğini öğretmeliyiz.

• Travma mağdurları bunu hak ettiklerini düşünürler. Çocuğumuza her zaman çok değerli olduğunu hissettirmeliyiz.

BU KONUYU LÜTFEN CİDDİYE ALALIM VE ÇOK AMA ÇOK DİKKATLİ OLALIM. 
DİLERİM BİR GÜN HERKES DAHA BİLİNÇLİ, DAHA EĞİTİMLİ; ÇOCUKLAR İSE DAHA MUTLU BÜYÜR. 

11 yorum:

  1. çok değerli bilgiler notlarını bizimle paylaştığın için teşekkürler oğlumun okulunda da olmuştu hafta da bir gün anneler için çalıştığım için katılamamıştım bu kitaplardan en kısa zamanda edineceğim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okulunuzda olması da harika bir haber. Keşke her okulda bu eğitim verilse

      Sil
  2. Yine çok faydalı bir yazı ve çok güzel anlatım.Teşekkür ederiz :)

    YanıtlaSil
  3. Linki sosyal ortamlarda paylaşacağım, eline sağlık Yeşimciğim, geçen pazar Nisan' ın huysuzlanması nedeniyle online katılamayıp çok üzülmüştüm. Ama çok çok mühim, aciliyetle değinilmesi gereken bir konu bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun, notlarla herkese ulaşıyor. Bir dahakine gelirsin inşallah

      Sil
  4. çok çok teşekkürler tüm bilgiler için herkese...

    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil
  5. çok güzel bir paylaşım bu bilgileri bende paylaşmak isterim iznin olursa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar iyi

      Sil
  6. Yeşimcim kızlar yazlıkta olduğundan hafta sonları onları görmeye gidiyoruz... üzülmüştüm katılamayacağım için. ama senin notlarını paylaşman çok iyi oldu... ben de blogumda senin bu postunun linkini paylaşabilir miyim?

    YanıtlaSil