Barbie Bebekler Zararlı Mı?

Çocukluğunuzun en favori oyuncağı neydi? 

Benim bu soruya vereceğim yanıt o kadar net ve açık ki... Barbie. Kaç tane Barbie bebeğim olmuştur bilmiyorum ama çok fazla olduğunu, devamlı onlarla oynadığımı, hatta ilkokulda bile oynadığımı söyleyebilirim. Hiç unutmam babaannem her doğum günümde apartmanlarının altındaki oyuncakçı amcadan 3 tane Barbie getirir, benim seçmemi isterdi. O seçim hayatımda yaptığım en zor seçimlerle yarışırdı, o derece:) Sadece babaannemin aldıkları değil, bizim aldıklarımız, diğer yakınlarımızın bana hediye olarak getirdikleri Barbie'ler... Bir de onlara aldığım aksesuarlar, yemek takımları, yatakları sayarsam odamda bir Barbie dünyası kurduğumu hayal etmişsinizdir. 

Barbie bebeklerle ilişkim biteli yıllar olmuşken kızımın doğması ve oyuncak seçimleri konularıyla meşgul olunca Barbie bebekler ile ilgili pek çok makale karşıma çıktı. Pek çoğunun bilimsel kökeni olmamasına rağmen Barbie'ler ve Barbie ile büyüyen çocuklar hakkında zehir zemberek açıklamaları vardı. Kaynak bölümünde hepsine (İngilizce) yer vereceğim. Dileyenler okuyabilirler. Bu yazılardan sonra kendimi sorguladım: Evet hiç bir zaman şişman olmak istemiyorum, zayıf kalarak mutlu oluyorum ama anoreksik bir zayıflıktan da haz etmiyorum. Böyle düşünmemde belki de Barbie'ler etkili oldu, o kısmını bilemiyorum ama psikolojimi bozmuş mudur? Hiç öyle bir şey hatırlamıyorum. 

Gelelim araştırmalara... Barbie bebeklerin kız çocukları üzerindeki kötü etkileri pek çok yerde yazılıp çizilmiş. Fakat spekülasyondan öteye geçememiş. Ta ki 2006 yılında Sussex Üniversitesinde yapılan bilimsel bir çalışmaya kadar. Araştırma genç kızların kendi bedenlerinden memnun olmamalarının muhtemel bir sebebinin Barbie bebekler ile büyümüş olmalarından kaynaklanıp kaynaklanamayacağı üzerine yapılmış ve bunun için yaşları 5 ile 8 yaş arasında değişen 162 kız çocuğu ile çalışmışlar. Bu kız çocukları Barbie bebeklerle oynayanlar, Emme bebeklerle (Barbie’nin tam aksi büyük beden bebekler) oynayanlar ve bebeklerle hiç ilgisi olmayanlar olarak 3 gruba ayrılmışlar. Barbie bebeklerle oynayanların daha ince ve daha zayıf görünme arzusunda oldukları tespit edilmiş. 6 yaş ve sonrasında da Barbie bebeklerle oynamanın bazı problemler yaratmasına rağmen asıl problemin dünya algısını yeni yeni oluşturan 2-4 yaş arası çocuklarda olduğu kanıtlanmış. Çünkü bu dönemde sürekli Barbie bebeklerle oynayan çocukların normal ve ideal vücut ölçüsünün bir Barbie gibi olması gerektiğini düşünerek  ( ki bu gerçekçi bir bakış açısı asla değil ) büyümesi dolayısıyla  ilerleyen yaşlarında yeme bozukluğu ve ‘weight cycling’ aynı zamanda ‘yo yo efekti’ de denilen sürekli kilo alıp verme durumu gözlenmiş.

Araştırmanın hepsini buraya yazamam ama ilgimi çeken bir başka nokta ise ünlü model Cindy Crawford’un şu cümlesi oldu: “6 yaşımda Barbie bebeğime bakıp, bu tam olmak istediğim görüntü dedim. Şu anda bile 6 hatta daha küçük yaşlardaki kız çocuklarının bir Barbie’ye bakıp onun gibi olmak istiyorum dediğine eminim”.  
Şimdi denilebilir ki yeme bozukluğu haricinde bir kızın büyüdüğünde Cindy Crawford gibi gözükmesi tabii ki de kötü bir sonuç değildir. Fakat şu unutulmamalıdır ki genç kız olduğunda kafasındaki Barbie metası yerine kendi görüşü ile seçmek istediği kiloda olması çok daha sağlıklı ki normal bir insanın Barbie görüntüsünde olması neredeyse imkansız. Bununla ilgili de okuduğum bir araştırma diyor ki "Barbie ilk piyasaya sürüldüğünde beden ölçüleri 98 - 45 - 83'tü. Gelen yoğun eleştiriler ve tepkiler sonucunda göğüsleri küçültüldü ama diğer ölçüleri aynı kaldı". Böyle bir beden ben şahsen hayal edemiyorum. Özellikle de 45 ölçülü bir bel:)

Türkiye'de bu konuda çok yazılıp çizilmemiş olması da ayrıca dikkatimi çekti. Türkçe okuduğum iki yazı var. Birisi İstanbul Parenting Class'tan. Diyorlar ki :

"Barbie ve Winx gibi oyuncaklarla ilgili problem, streotip davranışları fazlaca pekiştirmesinden kaynaklanmaktadır. Bu oyuncak bebekler sadece giyim ve dış görünüşe odaklıdır. Barbie bebeklerin problem çözme becerisi, zekası, yaratıcı fikirleri, yaptığı önemli işler ya da fiziksel yetenekleri ön plana çıkmaz. Barbie’lerin ayakları bile düz durmamaktadır: yani barbie bisiklete binemez, basketbol oynayamaz ve hatta rahatça yürüyemez. Bu oyuncaklara bağımlı hale gelen kız çocukları dış görünüşe fazla önem vermeyi öğrenmektedir. Ayrıca, beden algısı olarak gerçekdışı bir beklentiye girmektedir.  Ailelerin bu konuda bilinçli davranması önemlidir.

1. Çocuğunuz kadın-erkek rolleri ve beklentileri hakkında rahatça konuşabilir yaşa yani 4 yaş civarına gelene kadar Barbie ve Winx’lerle tanışmasını engellemeye gayret gösterin.

2. Çocuğunuza Barbie’lerle ilgili fikrinizi söylemelisiniz. Ona: “Barbie’lerden hoşlanmıyorum çünkü gerçek gibi gözükmüyorlar” ya da “Bence farklı aktiviteler yapabilen oyuncaklar daha iyi” diyebilirsiniz. 

3. Barbie oyunu sırasında çocuğunuza şu gibi sorular sorabilirsiniz: “Barbie doktor olmak isterse ne yapacak? Nasıl bir okula gitmesi lazım? Neler öğrenmesi gerekiyor?” ya da “Eminim Barbie spor yapmak istiyordur. Sence hangi sporu yapmak ister?” vb.

4. Piyasada satılan Barbie evi gibi oyuncakları almak yerine çocuğunuza bu evi kendisi yapabileceği lego gibi oyuncaklar sunun. Barbie’nin çevresini kendisinin yaratması çocuğunuzun oyununu mühendislik, fizik ve matematik gibi alanlara taşır.

5. Çocuğunuza çevresindeki güzel insanları hatırlatın. “Anneannen çok güzel değil mi tombul kollarıyla sana sarılması, onun göğsüne yatman çok hoş oluyor değil mi?”

Türkçe yazılmış diğer yazı ise Can Dündar'ın 'Kırmızı Bisiklet' isimli kitabından. Resmi büyütüp okuyabilirsiniz. Fakat kitabı okumanızı tavsiye ederim. İçinde gerçekten yüreğinize dokunacak pek çok yazı var. En sevdiğim Can Dündar kitabıdır. 

Peki bu kadar olumsuz yazıdan sonra bir tane olumlu yazı okudum mu? Gerçekten okumadım. Herkes Barbie'ye karşı. Hatta o kadar kötü bir örnek var ki tehlikeyi adeta kanıtlar nitelikte. 

Kötü örneğin adı Valeria Lukyanova. Kendisi onlarca ameliyattan sonra Barbie görüntüsüne kavuşmuş bir Rus. Bu tabii ki kötü bir istisna ama her Barbie yazısında kendisine referans verilmiş :) ŞURADA da videosu var. İzleyip hayretler içinde kalmanız için:) 

Son olarak gelelim benim düşüncelerime... Yazımın başında da dediğim gibi ben Barbie'lerle tahmin edemeyeceğiniz kadar oynadım. Ne manken olmak istedim, ne saçlarımı sarıya boyatmak, ne estetik operasyonlarla Barbie'ye benzemek; ne de bazı yazılarda yazıldığı gibi meslek edinmeden süslü püslü bir hayata dahil olmak... Hadi belki kilolu olmak istemememin sebeplerinden olabilir ama kilolu olmak herkes kabul etmeli ki zaten sağlıklı da değil. Aslolan insanın sağlıklı olduğu ve hissettiği kiloda olmasıdır. 

Peki ben Nil'e Barbie aldım mı? Henüz hayır... Çünkü çocukların vücutlarının nasıl göründüğüne dair farkındalıkları 5 yaşında ortaya çıkıyor. Yapılan bir araştırmada 5 yaşından sonra Barbie bebeklere sahip olan kız çocuklarının bazıları kendisini hemen Barbie ile kıyaslamaya meyilliyken, bazıları ise Barbie’nin sadece oyuncak bir bebek olduğunun farkında olarak oynuyor. Ben de Nil'e "asla bir Barbie" almam demiyorum. Eğer çok isterse tabii ki de alırım. İşin ilginç tarafı şu an anneanne evindeyiz ve annem benim eski oyuncaklarımı oynaması için Nil'e çıkardığında kalan son Barbie'm ile hiç ilgilenmedi. Kısacası o ilgilenmezse ben ona gidip bir Barbie almam ama isterse de hayır demem. Aslında iş ailede bitiyor. 

Daha detaylı okumak isterseniz yararlandığım kaynaklar: 






10 yorum:

  1. Canim dogru ve guzel bir yazi olmus kilo ve anerokrasiya konusunda haklisin. kucukken ben de pek severdim baya da oynadim kendisiyle ama bana zarari yerine yarari dokunmustur. Tabi ki barbie ye kiyafet dikerken ilerde bir giyim ogretmeni olacagimi bilmiyordum.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sizde faydalı olmuş, sevgiler

      Sil
  2. Görüşlerine katılıyorum.
    Benim kıytırık barbiemsi bir bebeğim vardı küçükken..o zaman barbie cndy vardı ama pahalıydı..pazardan annem almıştı benim dandik barbiyi :) ama ben yine de ondan çok tombik bebeklerime oynamayı severdim.. ben ne barbileri ne d eabuk subuk bilmemne adam diye kaslı erkek bebekleri seviyorum.. oyuncak seçimi bence çok önemli..

    YanıtlaSil
  3. Benim Barbie bebeğim nasıl olmuşsa kızımın eline geçmişti henüz 1 yaşında bile değilken. O zaman da şimdi de ( 2 yaşında) hiç ilgisini çekmedi. Vakti gelince ne olur bilmem ama almayı istediğimi söyleyemem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz üstüne düşmediğimiz müddetçe onlar da çok ilgilenmiyorlar aslında. Benim çocukluktan kalma bir Barbie bebeğim var. Kızım yüzüne bakmadı pek, sürekli alsam belki ilgilenirdi.

      Sil
  4. Benim de sayısını hatırlayamayacağım kadar çok bebeğim vardı. Aynen ben de ilkokulda bile oynadım ama barbie değil cindy yi daha çok severdim :) Hatta o kadar tutturmuştum ki barbie evi bile almışlardı. Yıllar yıllarca oynadım, elbiseler diktim, saçlarını ördüm. Ben o kadar zararlı olduğunu zannetmiyorum çünkü normal bir kilodayım. Kilo takıntım asla yok ama zayif olmayı seviyorum. Ve bilin bakalım: bilgisayar mühendisiyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii tabii, bu yazıların hepsinde Barbie ile oynayan çocukların sanki psikolojik problemi olan, bir meslek sahibi olamayacak, kafayı kilolarıyla bozmuş çocuklar olacağı izlenimi var ama gerçekten öyle bir şey olması bana da çok anlamsız geliyor. Belki ailelerin de bunda etkisi var bilemiyorum ama Amerika'daki Barbie bebek yansıması ile Türkiye'deki kesinlikle çok farklı

      Sil
  5. çok güzel bi yazı olmuş..ben barbie bebeklerin bu kadar çok günah keçisi ilan edilmelerini pek anlayamıyorum..belki de kızım olmadığı için pek rahatım bu konuda :) çocukken benim de çok barbie'm vardı..ama hiç öyle benim de büyüyünce böyle saçlarım olsun gözlerim olsun falan dediğimi hatırlamıyorum..mesela kayak yapan barbie'm vardı..ve ben kayak yapmaya özenmiştim..sonra doktor barbie'm vardı..doktorluğa özenmiştim..yani çok da boş bebekler değillerdi, bir işleri güçleri uğraşları vardı :)

    şimdiki kız çocuğu oyuncaklarına bakıyorum da..monster high'lar falan..valla barbie'ler iyiymiş! :)

    oyuncak seçimi çok önemli evet ama çocuğun hayal gücü de çok önemli..dünyanın en güvenilir oyuncağını alırız ama çocuk yanlış hayaller kurar, yanlış yorumlar oyuncağını..

    zor ya çocuk büyütmek, çok keyifli ama çok da zor..kolay gelsin bizlere :)

    nil'i öperim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel yazmışsınız. Nereden nasıl anlam çıkaracakları bizimle de bağlantılı. Her daim ne gibi oyuncaklarla oynadığını, nasıl çizgi filmler izlediğini takip ederek ve hep yönlendirerek büyüttüğümüz sürece bir sıkıntı olacağına inanmıyorum. Monster High bebekler bana da çok sevimsiz geliyor ama büyük konuşamıyorum:)) Barbie gibi onu da isterse hayır demem ama en azından çizgi filmini izlemezsek aklına da gelmez diye düşünüyorum. Zira ben Nil'in izlediği bütün çizgi filmleri oturup izliyorum:)

      Sil