Vialand'de Eğlence Dolu Bir Gün


Geçtiğimiz hafta sonu ailecek Vialand'deydik. Vialand'i hiç duymayanlar olabilir diye düşünerek öncelikle mekan hakkında biraz bilgi vermek istiyorum: Burası tema park, gösteri merkezi ve AVM'den oluşan bir yaşam ve eğlence kompleksi olarak adlandırılabilir. Bütün bir gününüzü burada geçirebilir; hatta hepsini bitiremedim deyip bir gün daha gelmek isteyebilirsiniz. Fakat bizim gibi Anadolu yakasından geliyorsanız ya da kısıtlı zamanınız varsa bir günde bitirecek şekilde gününüzü planlamanızı tavsiye ederim. 


Vialand girişindeki şatosuyla Disneyland'ı andırıyor. Fakat Disneyland'de daha çok çocuklar hedef kitle olarak düşünülmesine rağmen Vialand'de aile boyu eğlenmeniz mümkün. Tema park deyince aklınıza hemen çocuk parkı gelmesin. Çocuklar için çok eğlenceli bölümler var. Fakat büyüklerin daha çok eğlendiğini bizzat gözlerimle gördüm. Örneğin üç saniyede 110 km hızla giden Nefeskesen isimli roller coaster sırası bir hayli kalabalıktı. Benim hiç bir şekilde cesaret edemeyeceğim bir deneyim ama gördüm ki eğlenenlerin sayısı bir hayli fazla. 


Biz Nefeskesen'e binenlere iyi eğlenceler dileyip Nil'le sakin sakin evcilik oynamayı tercih ediyoruz. Bu minyatür şirin evlerde bizi bıraksalar 1-2 saat geçirebiliriz. Fakat daha yapılacak pek çok şey olunca biraz oyalanıp diğer bölümlere geçiyoruz. 


Örneğin bu masalcı ağaç'tan tam 2 masal dinliyoruz. Nil'i bıraksak daha dinleyecek ama zamanımız kısıtlı, eğlenecek çok yerimiz var...


Bence Vialand'i diğerlerinden ayıran en güzel yönü girişte ödediğiniz ücret ardından sizden bineceğiniz oyuncak için devamlı bir giriş bileti istememeleri ya da kart gibi sizi uğraştıracak detayların olmaması. Girişinizi yaptıktan sonra özgürce istediğiniz oyuncağa binip, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Kartlı ve jetonlu sistemlere göre kesinlikle çok rahat ve keyifli. 


Çocuk parkı bölümündeki hemen hemen tüm oyuncaklara binip eski İstanbul sokağından geçerken havanın güzel olmasıyla Nil'e bir de dondurma alıyoruz. Mutluluğu görülmeye değer:)


Keyifle gezdikten sonra bizi Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethini anlatan 'Fatih'in Rüyası' isimli bölüm karşılıyor. Fakat biz Nil'e hitap eden 4 boyutlu Dora ve Diego'nun Maceraları filmini izlemek üzere mini sinema salonuna giriyoruz. Nil de ilk defa bir 4 boyutlu film izliyor. Biraz şaşırmış, biraz eğlenmiş olarak dışarı çıkıyoruz. 


Alışveriş caddesine girip bir restoranda yemek molası veriyoruz. Açık havada alışveriş çok ilgimi çekse de buraya yalnız ya da kız arkadaşlarla gelip gezme fikrinin daha doğru olduğunu düşünüp mağazalara adım atmadan önlerinden geçiyorum:) 


Gün bitmeden yapılacaklar listesinde bir de Olympia Sirki var ki hem çocuklar hem de büyükler için görülmeye değer. 

Siz de ailece dolu dolu bir gün geçirmek istiyorsanız Vialand'i alternatifleriniz arasına koyun derim. Bu eğlenceli gün için bizi davet eden arkadaşım Şebnem'e de ekstra teşekkür ederek yazımı bitireyim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder