Teniscimiz Ipek Soylu'nun annesi Serpil Soylu ile Roportaj


İpek Soylu gururla takip ettiğimiz bir sporcu. Üstelik ülkemizde tenis gibi bireysel sporlara daha az ilgi duyulmasına ve destek verilmesine rağmen ismini herkese duyurabilecek kadar da başarılı. Bu başarısının yetenekleriyle doğrudan bağlantılı olduğu ortada ama arkasında ona sahip çıkan ve her daim destek olan bir ailenin varlığı da aşikar. Ben de kızını küçük yaşta sporla tanıştıran bir anne olarak bu anlamda sorumluluğumuzun büyük olduğunu düşünüyorum; çünkü spor yapmak şüphesiz ki küçük yaşta kazanılan bir alışkanlık. Üstelik bazı spor dalları için ne kadar erken başlanırsa o kadar rahat hareket edilebildiği de bilinen bir gerçek.

Ben Nil’i 3 yaşında tüm sporların ilk adımı olarak bilinen jimnastiğe başlattım. Sonrasında ise tenisle devam ettirmeyi düşünürken aklımda hep sorular vardı. İleride profesyonel bir sporcu olmak ister ya da yeteneği olduğu keşfedilirse aile olarak nasıl hareket etmeliyiz? Başka bir açıdan bakarsak; bir sporcu annesi olma yolunda nasıl ilerlemeliyiz? Bu ve bunun gibi sorular aklımda yer ederken en iyi cevabı şüphesiz ki bir “olimpik anne”nin yani bir sporcu annesinin vereceğini düşündüm. Tecrübeler bazen en değerli bilgi kaynağıdır ve de benim için öyle oldu. İpek Soylu’nun annesi Serpil Soylu ile röportaj yaptım ve aklıma takılan tüm soruları sordum. O da tüm içtenliğiyle cevap verdi ve bu röportaj ortaya çıktı. Tüm anne ve babaların oldukça faydalanacağını ve bu alandaki sorularına cevap bulacaklarına inanıyorum. Keyifli okumalar...


1-Öncelikle İpek'i tenise başlatan neden neydi? Neden tenise yönlendirdiniz?
2002 yılında Adana Tenis  Dağcılık  Kulübünde eşim ve ben  tenise başladık. İpek bizi sürekli merakla izliyordu. Daha sonra hafta sonu gruplarında tenis antrenmanlarına başladı. Aile olarak bir arada olmanın etkisi de olmuş olabilir. Fiziksel gelişimi açısından, sosyal olarak hepimiz  için bir başlangıç oldu. Spor yapmadığımız zaman hayatımızda bir eksiklik hissediyoruz. Zaten bu sebeple Olimpik Anneler projesini ilk duyduğumda çok heyecanlandım ve proje kapsamında oluşturulan Olimpik Anneler kuruluna katıldım.

2- Spora direkt tenisle mi başladı? Yoksa başka bir sporla da ilgilendi mi (jimnastik gibi)? 
İpek Adana da Başkent Okullarında okuyordu. 3 yıl düzenli bale yaptı. Aynı zaman da tenis de oynuyordu. Birini tercih etmesi gerekiyordu, İpek tenis oynamaya karar verdi.

3- Sizin başından beri İpek'in sporcu olması ile ilgili hedef ve hayalleriniz var mıydı? Süreç nasıl gelişti? 
İki kızımız var. Diğer kızımız İrem  Soylu  4 yıl jimnastik yaptı, sonrasında tenise başladı. Başarılar gelmeye başladığında amacınız, izleyeceğiniz yol önem kazanmaya başlıyor. Hedef olmadan başarı gelmiyor. Doğru turnuva programı ve disiplinli bir hayat yaşamanız gerekiyor. Biz bu yolda ilerlerken planlı ve programlı olmaya çalışıyoruz.


4- Sporcu annesi olmanın zorlukları nelerdir? 
Türkiye şartlarında tenis sporcusu yetiştirmek gerçekten çok zor. Üstelik diğer kızım da tenis sporu ile uğraşıyor. Ama ben daha çok zordan kolaya gitmeyi seven bir anneyim. Zorluklar beni daha çok güçlendiriyor. Onun için iyi  ki bu yolda ilerliyoruz. Ailelerin çocukları spora yönlendirmesi sağlıklı bir nesil yetişmesi açısından atılabilecek en önemli adımların başında geliyor. Çocuklarımızı spora yönlendirirken önemli olan profesyonel olarak spor yapmalarını sağlamak değil, öz güvenli ve disiplinli ve daha sosyal bireyler yetiştirmek, bu değerleri spor ile hayatlarına katmak.

5- Ben kızımı jimnastiğe götürmeye başladım ve haftada 2 gün işten çıkıp, onu alıp, bir saat bile olsa götürmenin çok yorucu ve fedakarlık isteyen bir iş olduğunu gördüm. Siz ilk zamanlar İpek'in antrenmanlarını yanında beklediniz mi? Zaman anlamında profesyonel spor mevzuysa annelerin nasıl bir fedakarlıkta bulunmaları gerekiyor? 
İpek'in antrenmanları ve seyahatlerinde hep yanında oldum. Ben ev hanımı olduğum için bütün zamanlarında hep yanındaydım. 8 yaşından 13 yaşına kadar İpek ile seyahat ettim. Ergenlik dönemi, beslenmesi, kişisel gelişimi, masajı, kondisyonu sırasında size çok görevler düşüyor.13 yıldır plan ve programlı olarak devam ediyoruz.

5- Sporcu olmanın en zor zamanı ergenlik dönemi olmalı. Bu süreçte zorluklar yaşadınız mı? Yaşadıysanız biraz bahsedebilir misiniz? 
Spor ile uğrasan gençlerin ergenlik  dönemini daha rahat geçirdiklerine inanıyorum. Ergenlik döneminde fiziksel ve ruhsal değişimler sırasında yaşadıklarımızdan, hayatlarına  örnek vermemeliyiz. Sabırla dinleyip, çözüm yolları bulmalıyız. Ben asla kızlarımın arkadaşı olmadım, Onların arkadaşları vardı. Sabırla beklediğinizde 17 yaşından sonra size arkadaş olarak geri dönüyorlar. Bu nedenle sporun çocuk gelişimindeki önemini yakından gözlemlediğim için Olimpik Anneler projesinin içinde olmalıyım diye düşündüm. Türkiye’de çocukların spor alışkanlıkları kazanması ve annelerin çocuklarını spora yönlendirmesi çok önemli. Spor yoluyla sağlıklı nesiller yetiştirilmesi konusuna liderlik etmek ve bu alanda ülkedeki dönüşümde öncü olmak istiyoruz.


6- Sizce tenisin diğer sporlardan hem kolaylıkları hem de zorlukları anlamında farkı nedir? 
Tenis  sporu bireysel spor olduğu için tek basınıza psikolojik savaş veriyorsunuz. Takım sporlarında takım olarak sevinir, takım olarak üzülürsünüz. Tenis sporun da mental olarak çok sağlam kalmanız gerekiyor. Rakiple oynarken psikolojik savaş da veriyorsunuz.

 7- Türkiye'de spora futbol dışında yeterli desteğin verilmediği konuşuluyor. Tenis oynayan bir kız çocuğunun gelişimini destekleyecek bir alt yapı mevcut mu? Bu konuda görüşleriniz neler? 
Türkiye'de futbol çok önemli. Takim sporları daha fazla ilgi gördüğünden dolayı bireysel sporlara yeteri kadar önem verilmiyor. Sponsorlar da daha fazla kitleye hitap eden branşları tercih ediyor. Bu sebeple tenis ve benzeri branşlar yeterince destek bulamıyorlar. Çocuklarımızın başarıları gün geçtikçe artıyor.

8-Tenisin pahalı bir spor olduğu konuşulur. Sizce de öyle mi?
Tenis pahalı bir spor. Ama oynamaya engel olduğunu düşünmüyorum. Günümüzde belediyelerin yapmış olduğu spor komplekslerinde tenis oynatılabiliyor. Ve inanılmaz bir spor. İyi ki başlamışız, iyi ki oynuyoruz.

9- Dünyaca ünlü tenis oyuncularına baktığımızda küçük yaştan itibaren büyük ve ünlü tenis okullarında çalıştıklarını ve hazırlandıklarını görüyoruz. Bu anlamda siz neler yaptınız? İpek o seviyeye gelmek adına nasıl hazırlandı? 
İpek 12 yaşına geldiğinde İtalya'da bir akademiye gittik ve aralıklı olarak orada yaşadık. Ben ve kızlarım  Adana'dan İstanbul'a taşındık. İpek ve İrem ENKA Tenis Kulübü’ne transfer oldular. 6 yıldır İstanbul da yaşıyoruz, eşim ise iş sebebiyle Adana’da yaşıyor. Anne ve babaların spor yapmaları için çocuklarını desteklemeleri gerekiyor. Çocuklarının spor ile sağlıklı bir ergenlik dönemi geçireceklerine inansınlar. Spor insanın hayatına düzen, başarı ve sağlık getiriyor. Çocuklarımızın her türlü başarısı aileler için gurur kaynağıdır. Tüm anne ve babaların bu gururu yaşamaları için çocuklarını spora yönlendirmelerini tavsiye ediyorum. Anne ve babalar www.olimpikanneler.com’a üye olarak olimpik harekete dahil olabilirler.

10-Tüm anneler çocuklarının okuyup meslek edinmesini isterler (sanırım daha garanti olduğunu düşünerek). Sizin bu noktada şüpheye düştüğünüz zamanlar oldu mu? Başka bir meslek edinsin gibi kaygılarınız oldu mu? Olduysa bu durumun üstesinden nasıl geldiniz? 
İpek bu sene liseden mezun oluyor. Üniversite sınavına giriş kaydını yaptırdık, Ama sınava giremedi. Yoğun Turnuva programından dolayı sınava gelemedi. Okul hayati boyunca burslu okudu. Dil eğitimi çok önemli. Kızlarımızın ikisi de iyi derecede İngilizce konuşuyorlar. Yaptıkları spor doğrultusunda eğitimlerine yön vermeyi düşünüyorlar. Eğitimin her zaman önemli olması gerekiyor. Türkiye şartlarında sporcu olmak çok zor, sakatlık ve gelecek için her zaman bir alternatifinizin olması gerekiyor.


11- İpek'in başarılarıyla biz çok gurur duyduk. Siz eminim mutlulukların en büyüğünü yaşıyorsunuz. Sporcu annesi olmanın nasıl bir duygu olduğunu paylaşarak bu anlamda yeni annelere neler önerirsiniz?
Aileler spora endeksli başarının geleceğine kanalize olmasınlar. Çocuk zaten yaptığı sporu sevdiğinde başarı da beraberinde geliyor. Annelere düşen bir diğer rol, spor yaparken çocuğun beslenmesine, kişisel bakımına dikkat etmeniz gerek. Uzaktan eksiklerini takip edip tamamlamanız ve çocuğun hayatını kolaylaştırmanız gerekiyor. Özetle özellikle annelerin çocuklarla birlikteliği ve desteği Olimpik Anne olmak için çok önem taşıyor. Bir Anne olarak İpek'in başarılarıyla çok gurur duyuyorum. Oldukça zorlu bir yol, bu nedenle mental olarak da sağlam olmanız gerekiyor. Benim için önce sağlığı, mutluluğu, başarı devamında geliyor. Yaşadığım sevinç, üzüntü, stres ve zorluklar beni de büyütüyor. Yaşadığım her anın keyfini çıkartmaya çalışıyorum. Bu zorlu süreçte annelerin sabırlı ve özverili olmalarını tavsiye edebilirim. Çocuklarımızın sağlıklı spor yaptıkları için çok şanslı olduklarını unutmasınlar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder